İHSANİDER

Ana Sayfa | ..... | Derneğimiz | İletişim Formu | İnsan Kaynakları | Kurucu Üyeler | Yönetim Kurulu | Tüzük | Anketler | Sitene Ekle | RSS

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Gelecek için çağrımız

Gelecek için çagrımız
İHSANİDER

Kategori  Kategori : Eğitim
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 21165
Tarih  Tarih : 20 Temmuz 2018 14:55

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Gelecek için çağrımız.

Her Müslüman’ın Kitap’ı (Kur’an-ı Kerim) okumak, mesajı anlamak, anlatmak (tebliğ etmek) ve insanların hidayetine vesile olmak gibi kutlu bir davası vardır. Peygamberimiz (sav) şöyle buyuruyor: “Kur’an’ı öğrenin, okuyun ve okutun”(1) “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.”(2) “Sözün en hayırlısı, Allah’ın kitabıdır (Kur’an’dır). Yolun en hayırlısı da, Muhammed (sav)’in yoludur.”(3) Yine Peygamberimiz (sav), Hayber’in fethi sırasında Hz. Ali (ra) efendimize şöyle buyurur: “Ey Ali! Bil ki, senin elinle bir insanın hidayet bulması, güneşin üzerine doğduğu her şeyden daha hayırlıdır.”(4)

“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun”(5) Ayeti kerimeden de anlaşılacağı gibi, insanların doğru yola davet edilmesi, onlara iyiliğin emredilip kötülükten sakındırılması; Allah tarafından mümin kullarına verilmiş bir vazifedir. Bu vazifeyi yerine getirecek olanlar, Kur’an-ı ve sünneti bilen, sorumluluğunun farkında olan âlimlerdir. Çünkü “âlimler, peygamberlerin vârisleridir.(6)

Allah cc, şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a (Allah’ın dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz.”(7)

Allah’ın dinine yardım vazifesi (dini tebliğ) tüm Müslümanların mesul olduğu bir konudur. Lakin âlimler ve eğitim ve öğretim göreviyle bizzat ilgili olanların yükü daha ağırdır.

Topluma rehberlik yapan, iyiliği emredip kötülükten sakındıran ve bu görevi yılarca yapan ‘’Buna karşı hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir’(8) diyen mümin (âlim) Allah dostları vardı. ve elbet bu günde vardır ve görevlerini ifaya devam ederler.

Bu gün geldiğimiz noktada toplumu tehdit eden, ifsat eden kötülüklerin sayısı çoğalmıştır, düşman ve düşman denilen melun şeytanın yöntemleri farklılaşmış, eli güçlenmiştir. Onun için yükü omuzlayanların (âlimler ve eğitim ve öğretim göreviyle bizzat ilgili olanların) gayret ve çalışmalarını artması ve her Müslümanın da mesuliyetinin farkında olması elzemdir.  

Bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla gelişmesi, hayatı kolaylaştırmıştır. Her şey rahatça elde edilir olmuş. Fertlerin kimseye eyvallahı kalmamış. ‘’Haşa! Sanki Allah’a ihtiyacı yokmuş gibi davranmaya da başlamış.’’ Bu sebeple inanç bozuklukları. Diğer yandan nesli tehdit eden; zina, aklı tehdit eden; içki ve uyuşturucu olağan hale gelmiş. Hatta alkollü içecekler bakkallarda marketlerde peynir ekmek gibi satılır olmuş. Parklar, sokaklar ahlâka mugayir siluet ve hareketlerle dolmuş, algı kaymış ve tüm bunlar normal-miş gibi ‘’Müslümanlarda-da’’ manevi körlük başlamış, duygular dünyevileşmiş. Helal haram mefhumu nerdeyse ortadan kalkmış. Faizin bulaşmadığı kazanç yolu kalmamış. Kimyasıyla oynanan ve haram yollarla yenen gıdalar yüzünden insanlığın ruh ve beden sağlığı bozulmuştur. Bedensel açlığı bir şekilde doyursa da, insanların manevi iklimi, her geçen gün daha da kuraklaşmaktadır.

Ellerindeki cep telefonlarından, tabletlerden başlarını kaldıramayan aile fertleri, aynı evde birbirlerini göremez, hasbihal edemez olmuşlar. Aynı manevi iklimi/dünyayı paylaşan kişiler arasında dahi yozlaşmalar ortaya çıkmış. İnsanları birbirine bağlayan, bir arada tutan sevgi ve saygı, şefkat ve merhamet, sıla-ı rahim, selamlaşma, hoşgörü, yardımlaşma… Gibi duygular zayıflamış. Ve neredeyse kaybolmuştur.

Bütün bunların neticesinde, alınan tedbirlere rağmen cinayetler, çocuk istismarları hızla artmış ve her geçen gün yeni bir olumsuzluk zuhur eder olmuş. Boşanmalar hat safhaya ulaşmış. Huzur evleri çocukları tarafından yük sayılıp baştan atılan anne ve babalarla dolmuştur. ‘’Oysaki ana ve babalar baş tacı, evlerin bereketleridir.’’

Yaşanan sıkıntıların kaynağında şüphesiz; Kur’an ve Sünnetten ve onun verdiği manevi iklimden uzaklaşma ve ibadetlerin ihmali vardır. Bundan dolayıdır ki, insanoğlu son zamanlarda yakasını fitne ve musibetlerden kurtaramıyor. Şûra suresinin 30. Ayetinde Yüce Yaratan şöyle buyurmaktadır: “Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah çoğunu affeder”

Meryem suresinde ise şöyle buyuruyor: “Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.”(11)

 “Allah Kur’an’la bazı insanları yükseltir; bazılarını da alçaltır.”(9) unutmayalım ki, “Kalbinde Kur’an’dan hiçbir şey olmayan kimse harap bir ev gibidir.”(10)

Tüm insanlık, İslam Ümmet’i ve bu yığınları oluşturan fertler maalesef; harap bir eve döndü.

Kuran ve sünnetin, hayatın her safhasında hâkim olması ve tüm insanlığın kurtuluşu için; İmanlı yürekleri; İslam’a ve Müslümanlara yardıma çağırıyoruz. Peygamber Efendimiz (sav)’in “Allah’ım! İslam’ı Amr b. Hişâm (Ebû Cehil) ya da Ömer b. Hattab ile aziz eyle,”(12) duası gibi, dua ediyoruz.

Yarın çok geç olabilir. Bir an önce Kur’an ve sünnet çizgisinde, manevî iklime dönüş seferberliği başlatalım. Bu kutsal mücadeleye her Müslüman elinden geldiğince yardıma koşsun. Çünkü bizler, “insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetiz; iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah’a inanırız.”(13)

Çocuklarımıza, Gençlerimize; hayat anayasamız olan kitabımız Kur’an’ı öğretmekle manevi iklime dönüş seferberliğini başlatabiliriz. Allah sevgisi, güzel ahlâk, edeple sağlam karakter inşası ile toplumu ifsat eden popüler kültürden nesilleri uzaklaştırabiliriz.  …

Asr suresinde şöyle buyruluyor: “Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.” ...

Allah yar ve yardımcımız olsun. bizi dosdoğru yolundan ayırmasın. Amin

İHSANİDER Yönetim Kurulu

Kaynak1- (Tirmizî, Sevâbu’l- Kur’an, 2)  2- (Buharî, Fedâilü’l- Kur’an 21) 3- (Müslim, Cum’a, 43)  4- (Buhari,cihad, 4, 58)  5- (Âl-i İmrân, 3/104)  6- (Buhari, İlm, 10) 7- (Muhammed suresi, 47/7) 8- (Şuarâ, 26/127)  9- (Müslim, Salâtu’l- Müsâfirîn,269) 10- (Tirmizî, Fedâilu’l Kur’an 18)  11- (Meryem, 19/59) 12- (İbn Hişam, Sîre, 1, 372) 13- (Âl-i İmrân, 3/110)

 

 

 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

SON DAKİKA HABERLERİ


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

© İMAM-HATİP LİSESİ MEZUNLARI KÜLTÜR DAYANIŞMA VE İNSANİ DEĞERLERİ YÜCELTME DERNEĞİ
 Telefon ve Fax:
                   

 e-mail :  iletisim@ihsanider.org.tr    /  www.ihsanider.org.tr@hotmail.com
Köşe Yazarı Yönetici Girişi     /   Köşe Yazarı Girişi

Adres:Ulu Cami Mah. Kızılay Cad. Taş Apt. No:163 K:1 D:1 Seyhan/ADANA
E-Postamız


Tasarım: ihsanider

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi