Hükümet&cemaat

Açıklama: Muhammed Esed Meali : 3.103 - Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı tutunun ve birbirinizden kopmayın.
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 24 Aralık 2014
Geçerli Tarih: 07 Aralık 2019 15:25
Site: İHSANİDER
URL: http://www.ihsanider.org.tr/haber_detay.asp?haberID=2058


Zorunlu bir yazı
   1 yılı aşkın bir süredir Ak Parti Hükümeti ile kamuoyunda "Cemaat" ya da "Camia" olarak bilinen Fethullah Gülen gurubu arasında desibeli yüksek bir kavgaya şahit oluyoruz.

   Açık söylemem gerekirse "övgü" ile "sövgü" arasında bir yerde duran ve iki tarafa da Aklı Selim'i tavsiye edenlerin ençok hakarete maruz kaldığı bir cangıl.

   Önce kendi penceremizden bir tespit yapalım -Hükümetler toplum üzerinde çeşitli politikalar planlarlar,aslında bu siyasetin doğal bir parçasıdır.Her planlanan politika belli oranda riskleri de beraberinde taşır,bu politikalar toplum nezdinde iyi karşılanmazsa o hükümet yıpranır.Ya da tam tersi toplum bu planlamaları beğenirse Hükümet'in itibarı ve güvenilirliği artar.Bu böyledir,siyasi partiler bu önbilgi ile siyaset üretirler.

   Cemaatler ise siyasi partilerden farklı sivil oluşumlardır.Örneğin bir cemaatin Eğitim ve Kürt politikası geliştirip siyasi iktidarın yerine geçerek bu Politikaları uygulamaya kalkması Meşru olmayan bir faaliyet olur,çünkü en başta cemaatler siyasi partiler gibi "seçim" riski taşımazlar.
Patoloji de aslında tam da bu noktada belirginleşir.Sorun bu yönüyle "Meşru" ile "Gayrımeşru"arasındaki bir sorundur.Sorun "cemaatin" nerede duracağını bilmeme sorunudur.

   Hükümet askeri vesayetin kırılması amacıyla cemaatle bir işbirliği içine girdiği anlaşılıyor.Bu amaçla örtülü bir birliktelik sözkonusu,daha da ilginci hükümet cemaatin hukuk adı altında işlediği usülsüzlükleri ve zulümleri görmezden gelmiş.

   Anlaşılan o ki cemaat,devletten, özelde hükümetten her istediğini alan ama hiç doymayan bir "Dev"e dönüşmüş.

   Peki cemaat gerçekte nasıl bir yapı?

   Cemaatin ilmi besleyici damarları neler?En önemlisi cemaat bu duruma nasıl savrulmuştur(örneğin hoşgörü söyleminin yerini  haklı veya haksız nefret söyleminin alması gibi)

   Cemaat dediğimiz yapı aslında bu coğrafyanın klasik cemaat yapısıdır,yani mensuplarının iradelerini kullanmalarını istemeyen,iradelerine ipotek koyan ezoterik batıni karakteri olan bir yapıdır.Aslına bakarsak ilmi beslenme damarı Kur'an olmayan (ki çok büyük bir kısmı bu şekildedir) bütün cemaat yapılanmalarında bu  karakter gözlemlenebilir.

   Bugünkü kavgada esas sorun topyekün toplumun bilinç ve algısında,inançlarını yeterince ciddiye almamasından kaynaklanmaktadır.İradesini bir başka unsura ipotek ettirmiş yani kendi düşüncesinin öznesi olmaktan uzaklaşmış bir toplumda bu cemaat gider bir başka cemaat gelir fakat değişen hiçbirşey olmaz.

   Hükümet ise cemaat problemini daha çok otoriterleşip içe kapanmacı bir yöntem izleyerek,  eleştirilere de kulak tıkayarak çözemez.Sonucu ne olursa olsun siyasi irade cemaatle nasıl bir ilişki içine girdiğini en azından Meclis'e anlatmalıdır.Açık yüreklilikle itiraf edilen yanlışlar hepimiz için gelecek adına artı değer anlamı taşırlar.Bu konuda şeffaflık dışında izlenecek bir yol ister istemez Hükümet'i zan altında bırakacaktır.Yazımı ençok unuttuğumuz kardeşliğimizi hatırlatan şu güzel ayetle bitireyim";Allah'ın ipi"nden kastedilenin Kur'an olduğunu,en azından benim bu şekilde anladığımı belirtmek isterim..Vesselam...

Muhammed Esed Meali :
3.103 - Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı tutunun ve birbirinizden kopmayın. Ve Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayın: Siz birbirinize düşman iken kalplerinizi nasıl uzlaştırdı da O'nun lütfu ile kardeş oldunuz; ve ateşli bir uçurumun kenarında (iken) sizi ondan (nasıl) korudu. Bu şekilde Allah mesajlarını size açıklar ki hidayet bulasınız,

Diş Hekimi Melikşah ERGÜVEN.