• slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
Duyurular

     Değerli Adana İmam-Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları, Derneğimize Web Sayfası üzerinden üyelik işlemleri büyük bir hızla devam etmektedir.
 
     Derneğimizin Daha İyi Bir Konuma Gelebilmesi,
Öğnecilerimize Ve Sizlere Daha İyi Bir Hizmet Verebilmemiz İçin
Bütün Mezun Ve Mensuplarımızın Katılımlarını Ve
Hepimize Ait Olan Derneğimizde Söz Sahibi OLMALARINIZI BEKLİYORUZ.

İHSANİDER YÖNETİM KURULU

 


Namaz Vakitleri
Adana Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 0   0
EURO 0   0
       
Özlü Sözler
Derya büyüktür herkes kabı kadar alır
Sponsorlarımız
"KANDİL" ADI NEREDEN GELİYOR?

 

‘’KANDİL’’ ADI NEREDEN GELİYOR ? 

 

 

Son zamanlarda “ Ku’ran’da sadece Kadir Gecesi vardır. Mevlid Kandili, Miraç Kandili, Berat Kandili ve Regaib Kandili yoktur. Bunlar sonradan ortaya çıkarılmıştır’’ şeklinde iddialar dile getirilmektedir. 
Bu sözün bir yönü doğrudur; Kur’an’da Kadir Gecesi açıkça zikredilir. Diğer geceler ise Ku’ran’da ‘’Kandil Gecesi’’ adıyla geçmez. Fakat bundan, Allah’ın Resulü Hz. Muhammed’i (s.a.v) anmanın, O’na salat ve selam getirmenin veya Mevlid vesilesiyle Kur’an okuyup dua etmenin haram ya da şirk olduğu sonucu çıkarılamaz. Burada önce ‘’Kandil’’ kelimesinin nereden geldiğini bilmek gerekir.
‘’Kandil’’ kelimesi, aslında dini bir terim olarak ortaya çıkmış değildir. Kelimenin kökü Latince Candela kelimesine dayanır. Arapça kındil, Türkçeye ise ‘’Kandil’’ şeklinde geçmiştir. Fakat mübarek gecelere ‘’Kandil Gecesi’’ denilmesi Osmanlı dönemine aittir.
TDV İslam Ansiklopedisi’ne göre Osmanlı Padişahı 2. Selim döneminde (1566 / 1574 ) camiler aydınlatılıp, minarelerde kandiller yakıldığı için bu gecelere ‘’Kandil ‘Geceleri’’ denilmeye başlanmıştır.
Ancak, Allah’ın Resuiü Hz.Muhammed (s.a.v) in doğum günü, daha eskilere uzanarak Fatimiler döneminde resmi törenlerle kutlanmış, daha sonraki dönemlerde de bu  kutlamalar yaygınlaşmıştır. Dolayısıyla; “ Kandil kelimesi Kur’an’da yoktur.” Evet, doğrudur . Ama “ kandil kelimesi Kur’an’da yok, öyleyse bu gecelerde yapılan her şey haramdır.” demek doğru bir yaklaşım değildir. 
 

 

 KUR’AN’DA RESUL’E SALAT ETMEK VAR MI ? 
 

Evet. Bunun en açık delili Ahzab Suresi 56. Ayettir. “ Şüphesiz Allah ve melekleri Nebi’ye salat ediyorlar. Ey iman edenler! Sizde ona salat edin ve selam verin .”  
Ayette Allah, müminlerden Nebi’ye salat ve selam etmelerini açıkça istemektedir. Bu nedenle, “Resule salat getirmek Kuranda yoktur .” demek mümkün değildir.
   

 

 SALAT, SADECE YARDIM DEMEK MİDİR ? 
 

Burada önemli bir yanlış anlaşılma vardır. Bazıları salat “Resul’e yardım etmek demektir.”diyerek salat ve salavatı farklı bir anlamda açıklamaktadır. 
Oysa Arapçada kelimelerin anlamı kullanıldıkları cümleye ve bağlama göre belirlenir. Ahzab Suresi 56. “ Allah ve melekleri Nebi’ye salat ediyorlar.” buyrulmaktadır. Allah’ın Nebimize salat etmesini yalnızca ‘’yardım etmek’’ şeklinde açıklamak, kelimenin anlam alanını daraltmak olur. Nitekim Ahzab 43 de “ Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize salat eden O‘dur .” buyurulur . 
Burada Allah’ın kullarına yönelik salatı; rahmet lütuf ve ilahi inayet bağlamındadır. Dolayısıyla salat kelimesi Kur’an’ı Kerimde tek bir anlama indirgenemez. Bağlama göre namaz, dua , rahmet,  lütuf, övgü ve destek gibi anlamlarla ilişkilidir.

 

 MEVLİD KANDİLİ KUR’AN’DA VAR MI ? 
 

Hayır. Kuranda ‘’Mevlid Kandili’’ adıyla belirlenmiş özel bir gece bulunmamaktadır. Aynı şekilde Miraç, Berat ve Regaib geceleride Kur’an’da ‘’kandil geceleri’’ adıyla geçmez. Fakat bundan; “Bu gecelerde Kuran okunamaz, dua edilemez, salavat getirilemez, Allah’ın Resulü anılamaz.” sonucu çıkmaz. 
Bir Müslüman Mevlid vesilesi ile Kur’an okuyabilir, Allah’a dua edebilir, Resulü’ne salat ve selam getirebilir ve onun hayatını anlatabilir. Bunların hiçbiri Allah’a ortak koşmak değildir. Ancak dikkat edilmesi gerekilen nokta vardır. Kur’an ve sahih sünnette bulunmayan belirli bir ibadeti, o geceye kesin olarak aitmiş gibi göstermek veya kesin sevap miktarları belirlemek ayrı bir konudur. Böyle konularda ölçülü olmakta fayda vardır. 
 

 

SONUÇ 
 

Kur’an’ı Kerim’de Kadir gecesi açıkça zikredilmiştir. Mevlid, Miraç, Berat ve Regaib geceleri ise Kur’an’da ‘’Kandil Gecesi’’ adıyla geçmez.
Kandil adının bu gecelere verilmesi de Kur’an’dan değil, Osmanlı dönemindeki cami ve minarelerin kandillerle aydınlatılması geleneğinden kaynaklanmaktadır. Bu adlandırmanın özellikle 2. Selim döneminde yaygınlaştığı kabul edilmektedir. Fakat bir ismin sonradan verilmiş olması, o vesileyle yapılan her güzel davranışı, haram veya şirk haline getirmez. Kur’an’ın açık emri şudur : 
“ Ey iman edenler! Sizde O’na salat edin ve selam verin.” (Ahzab 56 )
Öyleyse mesele ‘’Kandil kelimesi Kur’an’da var mı? ‘’ sorusuna indirgenmemelidir. Asıl mesele Allah’ın Resulü’ne karşı bizden istediği sevgi, saygı, itaat, salat ve selamın ne anlama geldiğini doğru anlamaktır. Allah’ın Resulü’nü anmak, Allah’ı bırakıp Resul’e yönelmek değildir . Allah’ın emri ile Resul’ü anmak ile Resulü Allah’ın yerine koymak arasında çok büyük fark vardır.
Bu ayrımı görmeden her Mevlid veya programını şirk olarak nitelendirmek, kavramları birbirine karıştırmaktır.
                                                                                                                             

 

24.08.2026
                                                                                                                             

Araştırmacı/Yazar

Yalçın KARTAL 



Yalçın KARTAL
Okunma Sayısı: 107


216.73.216.20








YAZARIN DİĞER YAZILARI

Başkan'ın Mesajı
Aidat Borcu Sorgulama
Son Ziyaretçi Yorumları
Mustafa ORHAN
1986 Adana İHL Mezunuyum. Ankara'da, TÜBİTAK Popüler Bilim Yayınları'nda editör olarak çalışıyorum. Mezun ve mensuplarımıza kucaklar dolusu selamlarımı sunuyorum.

Nurgul Bakir Unaldi
Ingiltereden kucak dolusu selamlar 1994 Adana imam hatip lisesini bitirdim. Adim Nurgul. Daha sonra Marmara ilahiyat vede Lancaster universitelerini bitirip bir sure öğretmenin olarak calistim. Halen ingilteredeyim.. Derneginizi ve calismalarinizi bugun ogrenmek nasip oldu. Calismalarinizda basarilar dilerim. Selamlar

Hayrullah KARADEMİR
Öğretmenlik Hayatımda, ilk görev yerim. O kadar çok sevdiğim ve 32 sene Çalıştığım ve sağlık nedenlerimle ilgili olarak 2018 Eylül ayında kendi isteğimle emekli olduğum GÜZEL MESLEĞİMİ çok ama çok sevdiren ,bu kadar Güzel ÖĞRENCİLER,ÖĞRETMENLER İDARECİLER PERSONEL VE VELİLERİMİZ Olabileceği doğruyu söylemek gerekirse aklımdan geçmiyordu.Ama gel gör ki hayalimden bile geçirmediğim bu güzellikleri Özellikle ADANA İMAM HATİP LİSESİNDE Hakkal yakin gördüm yaşadım. Başta TÜM DERSLERİNE GİRDİĞİM GİRMEDİĞM ÖĞRENCİLERİMİZE olmak Üzere Kıymetli Meslekdaşlarıma , İdarecilerime personel ve Velilerimze Sevgiler saygılar sunarım.Bu Fani Alemden Dar-ı Bakiye İrtihal edenlere Yüce Rabbimden Rahmet dliyorum Mekanları CENNET olsun . Böyle Bir DEĞERLİ HİZMETİ BİZLERE SAĞLAYAN İHSANİDER İHL mezunları Derneği Yönetimini Başkanından üyelerine kadar ayrı ayrı Tebrik ediyorum ALLAHIM RAZI OLSUN hepinizden ...Büyük bir hizmet bilesniz....Hayrullah KARADEMİR emekli Meslek dersleri öğretmeni..


Tüm ziyaretçi yorumları için tıklayınız.
Günlük Gazeteler
Sponsorlarımız

Adana İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği - İhsanider

© Copyright 2020  V4.1 Tüm Hakları Saklıdır. | Dernek Sitesi | Köy Sitesi


Top